İnsan vücudu zihinsel değişimlere düşündüğümüzden çok daha hızlı tepki veriyor. ABD’de bulunan Auburn Üniversitesi araştırmacıları, bireylerin yaşadığı duygusal dalgalanmaların adımlarına ve yürüme temposuna nasıl yansıdığını kapsamlı bir deneyle inceledi.
Kinesiyoloji bölümünde öğrenim gören öğrenciler üzerinde yürütülen çalışmada, katılımcıların haftalık uyku, beslenme ve fiziksel aktivite verileri kayıt altına alındı. Özel kızılötesi sensörlerle donatılan hat üzerinde yürüyen öğrencilerin adım uzunlukları ve tempoları milisaniyelik hassasiyetle ölçüldü.

Elde edilen veriler doğrultusunda, düzenli kardiyo egzersizi yapan kişilerin olumlu ya da olumsuz duygulardan daha az etkilendiği belirlendi. Düzenli spor alışkanlığı sinir sistemini dengeleyerek yürüyüş ritminin duygusal değişimler sebebiyle bozulmasını engelliyor.
Beslenme tarafında ise şaşırtıcı bir sonuç ortaya çıktı. Protein ağırlıklı beslenen bireylerde, kaygı ve üzüntü gibi duyguların adım atma sürelerini daha fazla etkilediği görüldü. Proteindeki amino asitlerin serotonin ve dopamin üretimini tetiklemesi, kişilerin duygusal hassasiyetini artırabiliyor.

