Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz yıl dahil olduğu kripto para projeleri sayesinde finansal portföyünde devasa bir büyüme yakaladı. Resmi kaynaklardan paylaşılan finansal beyan belgeleri, dijital varlık girişimlerinin getirdiği kazancın onlarca yıllık köklü gayrimenkul yatırımlarını ilk kez geride bıraktığını kanıtlıyor.
Söz konusu projeler liderin servetini katlarken, ilgili varlıklara yatırım yapan sıradan yatırımcılar ise ciddi finansal kayıplarla karşı karşıya kaldı. Gelişmeler, kripto para ekosistemindeki devlet düzenlemelerinin gevşetilmesi tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gündeme bomba gibi düştü.
500 milyon dolardan fazla kazanç sağladı
Açıklanan resmi verilere göre yönetim token’ları satan World Liberty Financial ortaklığı üzerinden 500 milyon dolardan fazla gelir sağlandı. Ek olarak, memecoin satışları gerçekleştiren CIC Digital LLC şirketi üzerinden de 600 milyon doları aşan bir kazanç havuzu oluşturuldu.

Ticari satışların başlamasından itibaren geçen süreçte, piyasaya sürülen dijital varlıkların değerinde dramatik düşüşler meydana geldi. World Liberty Financial token’ları işlem görmeye başladığı günden beri değerinin yüzde 80’ini kaybederken, listelenen memecoin’ler ise 74 dolar seviyesinden 1,68 dolara kadar geriledi.
Yaşanan düşüşlere rağmen ekosistemin en büyük destekçisi ve alıcısı, 275 milyon dolarlık harcama yapan Çinli milyarder kripto girişimcisi Justin Sun oldu. Trump ailesinin oğulları tarafından yönetilen ticari işletmeler de dijital platformlar ve markalı özel ürünler sayesinde büyüme ivmesini koruyor.
Siyasi liderin adını taşıyan özel saat satışları aileye 4,7 milyon dolarlık ek bir girdi sağlarken, Mar-a-Lago kulübünün cirosu yüzde 50 artarak 77 milyon dolara ulaştı. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Vietnam ve Romanya gibi ülkelerde yürütülen uluslararası projeler de on milyonlarca dolarlık gelir akışı sağladı.
Küresel çaptaki ticari anlaşmaların devletlerarası stratejik müzakerelerle aynı dönemde sonuçlanması dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Ortaklık kurulan ülkelerin, Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen diplomatik süreçlerin ardından gümrük vergisi indirimleri ve askeri savaş uçakları gibi kritik kazanımlar elde ettiği belirtiliyor.

