Northeastern Üniversitesi bünyesinde görev yapan bilim insanları, modern dijital dünyada gençlerin güvenliğini sağlamak adına geliştirilen sistemleri mercek altına aldı. Bilgisayar bilimleri yardımcı doçenti Laura Edelson liderliğindeki uzman ekip, popüler platformlardaki çocuk koruma filtrelerinin gerçek performansını sahte hesaplar üzerinden sınadı.
Ende edilen çarpıcı bulgular, sosyal medya şirketlerinin “güvenli alan” iddialarının aksine, reşit olmayan kullanıcıların çevrim içi ortamlarda büyük risklerle karşı karşıya kaldığını belgeledi. Cyrus Moulton tarafından rapora dökülen araştırmada, Instagram, TikTok, Snapchat ve YouTube üzerinde test edilen 86 çocuk güvenliği özelliğinden sadece 35 tanesinin başarıyla çalıştığı tescillendi.
Koruma sistemleri çocuklara zararlı içerik öneriyor!
TikTok platformunun normal şartlarda reşit olmayan kişilerin yeme bozuklukları veya kendilerine zarar verme gibi içerikleri aramasını engellemesi hedefleniyor. Yapılan testlerde sistemin zararlı aramaları engellemek yerine, açılan sahte genç hesaplarına anoreksiya yanlısı topluluklara ait tehlikeli ifadeleri otonom biçimde önerdiği ortaya çıktı.

İncelenen 51 kusurlu özelliğin 9 tanesinin sistem tarafından hiçbir şekilde tetiklenemediği, 34 tanesinin ise tamamen bozuk veya kolayca devre dışı bırakılabilir yapıda olduğu belirlendi. Örnek olarak Instagram uygulamasında yer alan “yeniden düşünmeye teşvik” fonksiyonu, genç hesapların açıkça zorbalık içeren ifadeler kullandığı durumlarda dahi çalışmayı başaramadı.
Kusurlu bulunan mekanizmaların önemli bir kısmının derin ayarların altına gizlenmesi, ortalama bir çocuğun koruma kalkanlarına erişmesini imkansız kılıyor. Platformlardaki ekran süresi sınırları ve mola hatırlatıcıları gibi kompulsif kullanımı azaltmayı vaat eden araçların ise yalnızca üçte biri geçer not alabildi.

