Küresel askeri havacılık pazarında altıncı nesil savaş uçağı geliştirme yarışı her geçen gün daha kızışmış bir hal alıyor. ABD Hava Kuvvetleri (USAF), F-22 Raptor filosunun emniyetli biçimde emekliye ayrılması ve hava üstünlüğünün korunması hedefiyle yürüttüğü Next Generation Air Dominance (NGAD) projesinde kritik bir eşiği daha geride bıraktı.
Boeing ana yükleniciliğinde yürütülen projede F-47 adını taşıyan ilk altıncı nesil stealth savaş uçağının üretim ve entegrasyon aşamaları devam ediyor. Hava Kuvvetleri kurmayları, geliştirilen hava aracının 2028 yılında ilk test uçuşunu yapmasını ve 2030’lu yılların başında envantere dahil edilerek aktif göreve başlamasını hedefliyor.
Termal yönetim ve yüksek güç ihtiyacı aşılıyor
Altıncı nesil platformları önceki nesil jetlerden ayıran temel unsur yalnızca radara yakalanmama veya hız kapasitesi değil. Yeni mimari; yüksek kapasiteli veri işleme, yönlendirilmiş enerji silahları, insansız sadık kanat dronelarıyla ortak hareket etme ve yapay zeka komuta birimi gibi devrimsel teknolojileri bünyesinde barındırıyor.
Söz konusu gelişmiş donanımların ve sensör sistemlerinin ihtiyaç duyduğu muazzam elektrik enerjisi, beraberinde yüksek bir ısı çıkışını getiriyor. Boeing mühendisleri, uçağın gövde yapısında termal izi gizleyecek özel soğutma ve enerji yönetim sistemleri üzerinde çalışmayı sürdürüyor.

İlk uçuşlar klasik motor donanımıyla yapılabilir
Projeye güç verecek Next-Generation Adaptive Propulsion (NGAP) adı verilen değişken çevrimli motor programında ise zamanlama açısından bazı düzenlemelere gidildi. GE Aerospace ve Pratt & Whitney tarafından üretilecek yeni nesil motorların entegrasyon için 2030 yılına hazır hale gelmesi bekleniyor.
Bu durum, F-47 savaş uçağının 2028 yılındaki ilk uçuşunu mevcut konvansiyonel jet motorlarıyla yapabileceğini gösteriyor. Bütçe ve test süreçlerine bağlı olarak şekillenen takvim uyarınca, uyarlanabilir yeni motorların uçağa daha sonraki revizyon döneminde entegre edilmesi planlanıyor.

