Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Sosyal Medya

    Perseverance keşif aracı 5 yılda maraton koşusunu bitirdi

    NASA’nın Kızıl Gezegen’deki başarılı temsilcisi Perseverance, Mars yüzeyinde 42,195 kilometrelik ikonik maraton mesafesini rekor sürede tamamlayarak uzay keşif tarihinde önemli bir dönemeci geride bıraktı.

    NASA'nın Kızıl Gezegen'deki başarılı temsilcisi Perseverance, Mars yüzeyinde 42,195 kilometrelik

    NASA’nın Mars 2020 misyonu kapsamında Kızıl Gezegen’e gönderilen Perseverance keşif aracı, uzay keşif faaliyetlerinde çığır açan bir başarıya daha ulaştı. Bu tarihi sürüşle birlikte altı tekerlekli robotik gezgin, Mars topraklarında toplam 42,195 kilometrelik maraton mesafesini geride bıraktı. Söz konusu kilometre taşı, insanlığın dünya dışı gezegen araştırmalarında ulaştığı en yüksek hareketlilik seviyelerinden birini temsil ediyor.

    Jezero Krateri’nin batısında yer alan ve bilim insanlarının “Arbot” adını verdiği bölgede sürüş gerçekleştiren araç, hedefine misyonun 1890’ıncı Mars gününde ulaştı. İlgili başarıyı elde etmek için 5 yıl 4 ay boyunca yol kateden Perseverance, geçmişteki benzer misyonların performansını da açık ara geride bırakmış oldu.

    Opportunity’nin 11 yıllık rekoru yarı sürede kırıldı

    Mars yüzeyinde daha önce benzer bir maraton mesafesini tamamlayan yegane araç, NASA’nın efsanevi Opportunity keşif robotuydu. Ancak Opportunity’nin aynı mesafeyi katetmesi tam 11 yıl 2 ay sürmüştü. Perseverance, gelişmiş teknolojik donanımı ve yüksek manevra kabiliyeti sayesinde aynı mesafeyi rakibinin yarı süresinden bile daha kısa bir zaman diliminde tamamladı.

    Perseverance keşif aracı 5 yılda maraton koşusunu bitirdi

    Keşif aracının kaydettiği tarihi ilerleyiş, uzay ajansının Mars Reconnaissance Orbiter (MRO) uydusu tarafından da yörüngeden anbean takip edildi. Uyduda yer alan HiRISE kamerasıyla çekilen yüksek çözünürlüklü fotoğraflar, robotun Mars düzlüklerinde bıraktığı kıvrımlı tekerlek izlerini net bir biçimde gözler önüne serdi.

    Mühendisler, otonom sürüş yazılımlarının gelişmesi sayesinde rotanın %90’ından fazlasının insan müdahalesi olmadan, tamamen yapay zeka sistemleriyle tamamlandığını vurguluyor.