Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Sosyal Medya

    Şaşırtan araştırma: Akıllı telefonlar doğum oranlarını düşürüyor mu?

    ABD’de yapılan yeni bir araştırma, akıllı telefonların ve özellikle iPhone kullanımının yaygınlaşmasının son yirmi yılda doğum oranlarındaki sert düşüşün arkasındaki temel faktörlerden biri olabileceğini ortaya koydu.

    ABD’de yapılan yeni bir araştırma, akıllı telefonların ve özellikle iPhone

    Middlebury Koleji bünyesinde ekonomist Caitlin Myers ve öğrenci Ezekiel Hooper tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, akıllı telefonların küresel nüfus dinamikleri üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. “iPhone bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilebilir mi?” başlığıyla yayımlanan kışkırtıcı çalışma, popüler akıllı cihazların 21. yüzyılın en etkili kontraseptif aracı haline gelmiş olabileceğini savunuyor.

    Düşüş trendi ilk iPhone’un piyasaya çıkmasıyla başladı

    Araştırmacılar, Amerika Birleşik Devletleri genelindeki demografik verileri incelerken oldukça sıra dışı bir kronolojik çakışmayı gün yüzüne çıkardı. ABD genelinde doğum oranlarında gözlenen keskin düşüş trendinin tam olarak ilk iPhone modelinin piyasaya sürüldüğü 2007 yılında başlaması dikkat çekiyor.

    Takip eden yıllar içerisinde 15 ile 44 yaş grubundaki kadınlar arasındaki doğurganlık oranının yüzde 22 seviyesinde gerilediği tespit edildi. Uzmanların gerçekleştirdiği analizlere göre, yaşanan bu tarihi düşüş dalgasının neredeyse yarısı doğrudan akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla ilişkilendiriliyor.

    Şaşırtan araştırma: Akıllı telefonlar doğum oranlarını düşürüyor mu?

    Çalışmanın detaylarında, mobil cihazların insan vücudu üzerinde doğrudan biyolojik bir engel oluşturmadığı önemle vurgulanıyor. Akıllı telefonlar, daha çok insanların günlük davranış kalıplarını ve sosyal etkileşim kurma biçimlerini kökten manipüle ediyor.

    Mobil cihaz ekranlarına ayrılan sürenin artması, bireyler arasındaki canlı iletişimi ve yüz yüze etkileşim şansını ciddi oranda kısıtlıyor. Dijital içerik tüketiminin hızla tırmanışa geçmesi, partnerler arasındaki cinsel yakınlaşma sıklığının da gözle görülür biçimde azalmasına yol açıyor.

    Söz konusu dijitalleşme dalgasının negatif etkileri, özellikle genç kuşaklar arasında çok daha belirgin şekilde kendisini hissettiriyor. Araştırma verilerine göre, akıllı telefon kullanımının yüksek olduğu coğrafi bölgelerde doğum oranları, teknolojinin daha yavaş yayıldığı bölgelere kıyasla çok daha radikal biçimde düşüyor.

    En dramatik düşüş eğilimi ise yüzde 8 ile 15-19 yaş aralığındaki ergen popülasyonunda ve yüzde 6,6 ile 20-24 yaş grubundaki genç yetişkinlerde kaydediliyor. Demograflar, bu süreçte ekonomik zorlukların, değişen kariyer önceliklerinin ve evlilik yaşının ertelenmesinin de payı olduğunu, ama akıllı telefonların bu negatif trendi ivmelendiren ana katalizör işlevi gördüğünü belirtiyor.