Türkiye’nin yerbilimleri alanındaki en köklü kurumu olan Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, stratejik öneme sahip ulusal bir çalışmayı tamamlayarak kamuoyuyla paylaştı.
Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında düzenlenen tanıtım programında, Türkiye’nin güncel tektonik yapısını ortaya koyan “Türkiye Diri Fay Haritası-2026” raporunu resmi olarak yayımladı.
Türkiye Diri Fay Haritası-2026 raporu yayımlandı
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, programda gerçekleştirdiği konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla 1935’te kurulan kurumun stratejik değerinin her geçen gün arttığını vurguladı. Yanık, Batman’daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova’daki zengin Nadir Toprak Elementleri sahalarına kadar uzanan şanlı bir tarihe sahip olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Gazi Mustafa Kemal’in kurumumuzun kuruluşunu müjdelerken ifade ettiği ‘Memleketin henüz meçhul bulunan diğer servetlerinin jeolojik bakımdan birer birer tetkik vazifesini Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’ne verdik. Çalışacaklardır. Mesut sürprizler temenni ediyoruz.’ sözü, 91 yıldır bizlere sadece bir görev tanımı değil, o ‘mutlu sürprizleri’ arama heyecanını ve tükenmeyen bir keşif azmini miras bırakmıştır.”
Küresel dengelerin hızla değiştiği bir dönemde yerbilimlerinin kritik bir rol oynadığına dikkat çeken Genel Müdür Vedat Yanık, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, ‘Türkiye Diri Fay Haritası-2026’ sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur.”

Diri fay sayısı 700’e çıktı
Haritanın en son 2013 yılında yayımlandığını ve aradan geçen 13 yıllık sürede ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalar sayesinde çok büyük bir veri birikimi elde edildiğini hatırlatan Yanık, 2022’de yatırım programına alınan güncelleme projesinin yoğun bir emeğin ardından tamamlandığını belirtti. Haritada yer alan fay sayılarına ilişkin sayısal verileri paylaşan Yanık, şu değerlendirmede bulundu:
“2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700’e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak.”
MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası başladı
MTA’nın yalnızca sahada arama faaliyetleri yürüten bir kurum olmadığını, aynı zamanda ülkenin en köklü yerbilimleri okulu olduğunu ifade eden Yanık, beş gün boyunca sürecek olan akademik ve bilimsel etkinliklerin önemine değinerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün açılışını yaptığımız ve 5 gün boyunca sürecek olan ‘MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026’, bu okulun en güzel meyvelerinden biri. Etkinlik kapsamında sunulacak olan 48 sözlü ve 20 poster sunum, kurumumuz bünyesinde yürütülen projelerin sonuçlarını akademi, kamu ve sektör temsilcileriyle buluşturacak. 91 yıllık bu şanlı tarihin dağlarda, vadilerde, laboratuvarlarda gece gündüz demeden dökülen alın terinin, mühendislerimizin, araştırmacılarımızın ve diğer çalışanlarımızın fedakarlıklarının eseri olduğunu çok iyi biliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, 100. yılımıza doğru emin adımlarla yürürken, Türkiye’yi dünya yerbilimleri ve madencilik sektöründe lider bir konuma getirme hedefimize hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.”

