Son araştırmalar, düzinelerce bağımsız çalışma tek bir örüntüyü belgeledi. Sabah biyolojik ritmine sahip kişilerin depresyon tedavisi arama olasılıklarının daha düşük olduğu, stresle daha iyi başa çıkabildikleri ve genel olarak yaşamlarından daha memnun oldukları ispatlandı.
“Sabah insanları” neden daha huzurlu?
Sabah kronotipine sahip kişilerde, hormonal seviyeleri dış çevreleriyle senkronize halde oluyor. Aktivite hormonu olan kortizol sabahları yükselirken, melatonin seviyeleri akşamları yükseliyor. Her şey doğal bir programa göre ilerliyor.
Akşamları geç saatlere kadar ayakta kalmayı ve sabahları uzun bir uyku çekmeyi tercih edenlerde ise durum farklı görünüyor. İç saatleri kayıyor, ama çevrelerindeki dünya başkasının programına göre işliyor. Örneğin iş sabah 9’da başlıyor, toplantılar öğle yemeğinden önce başlıyor ve okul sabah 8’de başlıyor.

Bilim insanları bu olguyu “sosyal jet lag” olarak tarif ediyor. Vücut sürekli olarak çevresiyle senkronize olmuyor. Bu durum da birkaç zaman dilimi boyunca düzenli uçuşlar kadar stresli olabiliyor.
Leipzig Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, sabahçı tiplerin sadece olumlu bir ruh haliyle değil, aynı zamanda daha yüksek yaşam memnuniyeti ve daha düşük ruhsal bozukluk riskiyle de ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Aynı zamanda Dokuz Eylül Üniversitesi’nden elde edilen veriler, tıp öğrencilerinden oluşan bir örneklemde aynı bulguyu doğruladı. Gece kuşları, öznel mutluluk ölçeğinde sürekli olarak erken kalkanlardan ve hatta aradaki tiplerden daha düşük puanlar aldı.

