Araştırmalar, daha önce düşünülenin aksine yumurtanın spermi seçtiğini ortaya koyuyor. İnsan yumurtaları, bazı spermleri diğerlerinden daha fazla çeken kimyasal maddeler salgılıyor.
Stockholm Üniversitesi ve Manchester Üniversitesi NHS Vakfı (Saint Mary’s Hastanesi) bilim insanlarının Proceedings of the Royal Society B’de yayımladığı bu araştırma çalışması, dünya genelinde büyük bir yankı uyandırdı.
Döllenme yarışı sandığımız gibi değil: Yumurta da oyunda
Yumurtayı çevreleyen besin açısından zengin bir sıvı olan foliküler sıvı, döllenme üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bunun nedeni, bazı erkeklerin spermlerinin bu sıvıya diğerlerine göre daha fazla ilgi duymasıdır.
İngiliz araştırmacılar, kısırlık tedavisi gören 16 çiftin vajinal sıvısını ve spermlerini analiz ettikten sonra bunu keşfetti. Testlerde, kadınların foliküler sıvısı dört kez, iki kez eşlerinin spermiyle ve iki kez de başka bir katılımcının spermiyle temas ettirildi.
Daha sonra bilim insanları sıvıda biriken sperm sayısını saydı. Proceedings of the Royal Society B adlı bilimsel dergide yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre her durumda çekilen sperm miktarı yüzde 18’e kadar farklılık gösterdi.
Üniversitenin zooloji bölümünde yardımcı doçent olan ve çalışmanın yazarı John Fitzpatrick konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Seçilen partnerden bir tür etki görmeyi bekliyorduk, ancak vakaların yarısında yumurtalar rastgele bir erkekten daha fazla sperm çekiyordu. Bunun en olası açıklaması, bu kimyasal sinyallerin dişilerin genetik olarak daha uyumlu erkekleri seçmelerine olanak sağlamasıdır.”
Bilim insanına göre seçilen eşin uyumlu olmasını belirleyen faktörlerden biri de “ana histokompatibilite kompleksi” adı verilen karmaşık bir gen setidir:
“Temelde bunlar enfeksiyonlarla, hastalıklarla savaşmak ve bağışıklık sistemimizin çok iyi çalışmasına yardımcı olmakla ilgili genlerdir. Bu genler ne kadar çeşitli olursa, savaşabileceğiniz enfeksiyon türleri de o kadar çeşitli olur. Ve eğer eşinizin bu genlerin kombinasyonu sizinkinden biraz farklıysa, o zaman çok daha geniş bir yelpazedeki patojen ve hastalıklarla savaşabilen yavrular dünyaya getirirsiniz.”

