Günlük yaşamın bir parçası haline gelen, apartmanlardan iş yerlerine, müstakil evlerden sokak otonom sistemlerine kadar her yerde karşımıza çıkan güvenlik kameraları, dijital güvenlik sağlarken kişisel hakları da tehdit etmeye başladı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, kamusal ve özel alanlarda otonom olarak veri kaydeden güvenlik kameralarının konumlandırılması ve veri işleme süreçlerine dair çok kritik bir hukuki uyarı metni yayınladı.
Kurum tarafından siber dünyada ve resmi kanallarda paylaşılan yeni rehber, suç oranlarını azaltmak ya da mülk güvenliğini korumak amacıyla yerleştirilen bu cihazların, otonom olarak bireylerin anayasal hakkı olan “özel hayatın gizliliği” sınırlarını aşmaması gerektiğinin altını çiziyor.
KVKK hukuki sınırları ve kuralları açıkladı
KVKK tarafından ilan edilen yasal yönergelere göre, güvenlik kameralarının tescil edilen çekim açılarının sadece ilgili mülk sahibinin sorumluluk alanı veya kendi kapı önüyle sınırlandırılması gerekiyor.

Bir apartmanda veya caddede karşı komşunun dairesinin girişini, pencerelerini ya da otonom özel yaşam alanlarını doğrudan veya dolaylı olarak kaydeden kamera sistemleri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında suç unsuru teşkil edecek.
Ayrıca sistemlerin, haklı bir gerekçe ve açık rıza olmaksızın otonom olarak ses kaydı özelliğiyle çalıştırılması kesinlikle yasaklandı.
Kameraların otonom olarak gözetim yaptığı her noktaya, vatandaşların veri işlendiğinden haberdar olmasını sağlayacak okunabilir “Aydınlatma Metni” tabelalarının asılmasını mecburi kılan KVKK kuralları ihlal eden, yasal sınırları aşan ve izinsiz otonom takiple mahremiyeti zedeleyen kurum ve şahıslara karşı çok ciddi idari yaptırımların ve para cezalarının otonom reflekslerle uygulanacağını bildirdi.

