Rekabet Kurumu, dizi ve film sektöründeki rekabeti engelleyici uygulamaları mercek altına almasının ardından, küresel yayın devi Netflix’in Türkiye’deki yerli içerik operasyonlarına yönelik devrim niteliğinde bir düzenleme paketini hayata geçirdi.
Sektörde uzun süredir tartışma konusu olan ve tekelleşmeye yol açtığı savunulan işleyiş modellerine doğrudan müdahale eden Kurum, yerli içerik ekosistemini daha adil, şeffaf ve erişilebilir kılmayı hedefliyor.
Alınan bu stratejik kararlar, Türkiye’deki yapım şirketlerinden senaristlere, oyunculardan yönetmenlere kadar tüm sektör profesyonellerinin çalışma şartlarını ve üretim özgürlüklerini kökten değiştirecek nitelikte.
Netflix Türkiye’de “Yalnızca benimle çalışacaksın” dönemi sona erdi
Yeni düzenleme uyarınca Netflix, orijinal Türk içeriklerinin belirli bir bölümünü daha önce hiç iş birliği yapmadığı yapım şirketleriyle hayata geçirmekle yükümlü olacak.

Platform, kapalı kapılar ardındaki içerik seçim sürecini tamamen şeffaflaştırarak küresel içerik yöneticilerinin de dahil olduğu objektif kriterleri esas alacak ve kendisine gelen projelere belirli bir süre içinde yazılı olarak geri dönüş yapacak.
En dikkat çekici değişiklik ise insan kaynakları üzerinde kurulan baskının kırılması oldu. Netflix artık sektörün önde gelen yetenekleriyle “yalnızca benimle çalışacaksın” anlamına gelen kısıtlayıcı münhasırlık sözleşmeleri imzalayamayacak ve satın aldığı içerikleri süresiz olarak tek bir mecrada kilitleyemeyecek.
Ayrıca yapımcıların devlet teşviklerine başvururken platformdan ön onay alma zorunluluğu kaldırılırken, yurt dışı dağıtım gelirlerinden pay verilmesi ve bölüm başı bonus gibi yeni finansal modellerle yerli üreticilere ek gelir kapıları aralanacak.
Sektörel bağımsızlığı artıracak yeni dönem kapsamında platform, her yıl en az 80 sektör temsilcisinin katılacağı geniş kapsamlı bir “Proje Sunum Günü” etkinliği düzenlemek zorunda kalacak.

